Kapatmak zorundayım, kusura bakma, dedi. Gözlerindeki acıma dolu ifadeyle eğildi üzerime: gelmeyecek işte, sen de biliyorsun. Zaten kırmızı şarabımız da kalmadı. Yalan söylüyordu besbelli; yıkık bir meyhanede bulunamayacak en son şeydi kırmızı şarap. Bağıracak gücüm de kalmamıştı saatlerdir:
-Kemanı ağlayan kızı bekliyorum dedim ya size, aşağılık herifler. Günlerdir onu aradığımı hepiniz biliyorsunuz, buraya geleceğini söyledi son olarak, dedim sesimin çıkıp çıkmadığının ayırdında olmadan. Gerçekten de beklediğim O’ydu; kemanından gözyaşları akan kız.
(daha fazla…)