Archive for the ‘Sizin Şiirleriniz, Your Numbers’ Category

Acı Hayat Your Numbers

Çarşamba, Kasım 12th, 2008

Seni asla affetmem artik ben, yolun acik olsun sevgilim
Mutlumusun artik bensiz ben mutsuzum bitginim
Amma sana deymez bunu anladim artik seni unutacagim
Artik senin gibilere ben inan ki kanmayacagim

Simdi sensizim amma mutluyum dersem yalan olur
Beni aradigini duydum amma ölmek üzere olsam da arama ne olur
Tekrar sana asik olmak istemiyorum sana cok kizginim bunu biliyorsun
bir buket cicek gonder sen bile bu ucuz numaralara kanacagimi dusunuyorsan aldaniyorsun
(daha fazla…)

Strawberry flavored poison like, Çilek Tadında Zehir Gibiydin,

Çarşamba, Kasım 12th, 2008

ışık süzmesi gibiydin,
öylesine aynı,öylesine keskindi bakışların.
Her yağmurdan sonra kaybolan renklerin vardı.
Sen yanlızlığımdın,
Çare aradığımdın
adandığımdın.
Çilek tadında zehir gibiydin,
yaşamam tadında gizliydi.
Seni anlamam çözümsüz denklemler kurmaktı.
Hep aynı dönemece çıktığım yoldun sen.
(daha fazla…)

Ablaze , Alev Alev

Çarşamba, Kasım 12th, 2008

Sevdan bende bir kor gibi alevlendi
Bilmem ki nasıl anlatsam sana olan sevgimi
Kalbime bıraksam bu işi dili yok
Nasıl anlatsın seni ne çok sevdiğimi
Dilimi hiç sorma çoktan tutulmuş
(daha fazla…)

Artık Yorgunum Baba!

Pazar, Kasım 9th, 2008

Artık yorgunum Baba!
Sıkıldım bahaneler ürettiğin içki şişelerinden..Bilsen acımı, anlasan az biraz, gömerdin şişeleri mazine belkide..Ama acım anlayamayacağın kadar derinimde..Sızlatıyor her zerremi benliğimde..

Artık yorgunum Baba!
Hep anlamaya çalıştım seni..Hep dedim ki ” O da üzgün, oda çaresiz, oda yitik kendince” Ama artık yok bu işin anlaşılacak bi tarafı..Hani çaban olsa az biraz, sesindeki kifayetsizliğin ötesini bile duyardım..Lakin sen devam ettikce gaflete, anlamsız sana atılan her adımım, çareziliğime işaret dokunamadığım varlığın..

(daha fazla…)

Sevmeyi Bilmeyen Ne Anlasın

Çarşamba, Kasım 5th, 2008

Gül yüzlerde solmuş güller açmaz oldu söyle
Niçin garip aşıklar düşmüş sefil yüreklerde
Sevda bağlarında bülbül feryat eder güle
Aşık şem a yanar sevmeyi bilmeyene

Kaç aşık bir maşuk uğruna düştü çöllere
Umut besledi benim gibi kuru bir gülde
Aşık olanın derdi vuslat bulmaktır sevgiliye
Naz eder sevmeyi bilmeyen merhametsiz zalimce

(daha fazla…)