Bir zamanlar Uzak Doğu’da, artık yaşlandığını ve yerine geçecek birini seçmesi gerektiğini düşünen bir imparator varmış. Yardımcılarından ya da çocuklarından birini seçmek yerine; kendi yerine geçecek kişiyi değişik bir yolla seçmeye karar vermiş. (daha fazla…)
Archive for the ‘Hikayeler, tell a story’ Category
DOĞRULUK ve CESARET
Salı, Mayıs 19th, 2009HAYAT ERTELENMEZ
Çarşamba, Mayıs 6th, 2009Hayat ertelenemez…
Daha doğar doğmaz anlamalıydın
Her şeyin er yada geç bir sonu olduğunu…
Zamanı geldiğinde çıkıverdin sahneye
Sonu meçhul bir oyuna açılınca perdeler,
Doğup başladın sen de herkes gibi, ölmeye… (daha fazla…)
TÜRK OLMAK
Çarşamba, Mayıs 6th, 2009Aslında çok şeydir, Türk olmak.
Türk olmak,
Osmanlı’nın borcunu ödemektir. Hovarda babanın borçla yaşayan evladı gibi.
Kosova’da ve Bosna’da, Batı Trakya’da ve Makedonya’da bilmem kaç asır geçmişte kalan meselelerin hesabını vermektir. (daha fazla…)
CENNET KUŞLARI
Çarşamba, Mayıs 6th, 2009Öğle vaktiydi, güneş hafiften kırpmıştı gözünü. Derken, cıvıl cıvıl bir ses tırmandı gökyüzüne: “Beni de yaz abi, beni de yaz bu seferkinde n’olur n’olur!..”
Fatih’ti bu, yeni öyküsünde kendisine de yer vermesini istiyordu abisinden.
“Tamam, yazacağız seni de bir gün. Öyle hemen olmaz ki, ilham bu kardeşim…” “İlham’ı da yaz, beni de…”
Gülümsedi abisi… (daha fazla…)
YAĞMUR’UN DUASI
Pazartesi, Nisan 20th, 2009Karanlık bir mekândayım. Karşımda kısa saçları, iri siyah gözleriyle bana bakan on dokuz yirmi yaşlarında incecik bir genç kız. Simasında çözemediğim karmaşık bir ifade, benzi sapsarı…
Bu kızı bir yerden hatırlıyorum; ama nereden hatırladığımı çıkaramıyorum. Genç kız sanki kendinde benden bir parça taşıyor gibi… Ruhu ruhuma o kadar yakın. Çaresiz bakışlarla gözlerime bakıyor. Titreyerek; “Beni kurtarın, yalvarırım bana yardım edin.” diyor. Bana uzanan ellerini tutmak için ellerimi uzatıyorum; ama tutamıyorum. (daha fazla…)