5
Hayattan Öğrendiklerim
Bu gün yepyeni bir sayfa daha başlatıyorum hayatımda, hayat defterimde yeni bir yaprak daha çevirdim, bu sayfaya ne yazacağımı, neler yaşayacağımı daha neler öğreneceğimi bilmiyorum ve beni nelerin beklediğini, daha ne acılar çekeceğimi bilmiyorum.
14
Aşığım
Uzaktan akrabamızdı. Abi diye hitap ederdim ona kendimi örnek aldığım; tıpkı dağların doruklarında zamansız kalabilmiş kar birikintisi gibi göz alıcı bir şahsiyetti benim gözümde.
27
Ayrılığın Ayak Sesleri(hikaye)
O seven ve ne istediğini bilen bir kadındı,
Nasıl olmuşsa sevdiği erkek ile, aralarında ki nikahı resmi kağıdın üzerinde belgelememişlerdi.
21
İlginç Hikaye
Daha henüz 18 yaşındaydı,ama hayatının sonundaydı. Tedavisi mümkün olmayan kanser hastalığına yakalanmıştı. Kahır içinde kendini eve kapatmıştı. Sokağa bile çıkmıyordu
22
İYİLİK VAKTİ
Genç kız, el aynasında makyajını kontrol etti; “-Gayet iyi.” dedi. Güzelliğinden emindi. Çevresindeki erkeklerin pervane olmasından zaten biliyordu güzel olduğunu. Hayatın tadını çıkaran, rahat yaşayan biriydi. Cep telefonu çaldığında, akşam arkadaşlarıyla hangi eğlence yerine gideceğine karar vermeye çalışıyordu. Telefondaki numaraya baktı, arayan annesiydi.
12
EKMEK PARASI
Güneşin bunaltıcı sıcaklığı birdenbire kayboldu. Gökte, beyaz bulutlar belirmeye başladı. Yaşlı adam kuşkulandı. Az ötede ekin başında duran kadına seslendi:
- Hanım!
Kadın başını kaldırdı, sesin geldiği yöne bakarak:
- Hava bozuyor, başımızın çaresine bakalım…
- Korkma, yaz yağmurudur, geçer. Baksana beyaz beyaz bulutlar… Hem göğün yarısı açık… Gök gürlemesi de yok… Birkaç dakika çiseler sonra biter…
Yaşlı adam, tecrübesini [...]
5
UÇURUM KENARINDAKİ ÇİÇEK
Kocam bir mühendisti. Onunla sakin tabiatını sevdiğim için evlenmiştim. Bu sakin adamın göğsüne başımı koymak içimi nasıl da ısıtırdı. Gel gör ki iki yıl nişanlılık ve beş yıl evlilikten sonra bu sakinlik beni yormaya başlamıştı…
5
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE
Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle ‘bu: bir Avrupalı’
Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
10
BİZ HAKKIMIZI HELAL EDERİZ AMA
Vaktiyle Kalenderîyye yoluna mensup bir derviş, nefisle mücahade makamının sonuna gelir.
Meşrebin usulünce bundan sonraki makam, Kalenderîlik makamıdır. Yani her türlü süsten, gösterişten arınacak, varlıktan vazgeçecektir. Fakat içi yamalı bir hırka giymekten ibaret değildir. Her türlü görünür süsten arınması gereklidir… Saç, sakal, bıyık, kaş ne varsa hepsinden. Derviş, usule uygun hareket eder, soluğu berberde alır.
10
BÜYÜK VUSLAT
O gün Hatice Hanıma erken bir ağırlık çöktü. Akşam karanlığı yoğun bir sis gibi pencereden içeri akıyordu. Birkaç yıldız kırıntısının cama vuran görüntüsünde kocasının televizyon seyreden kocasının siluetini gördü. Erkenden istirahate çekilip düşünceleriyle baş başa kalmak istiyordu. Göz ucuyla kocasını süzdü. Haberlere kendini kaptırmış, Hatice Hanımın farkında bile değildi.