May
30

İKİ AVUÇ MISIR

Bursa’dan arabaya bindik, Büyük Orhan’a doğru yol alıyorduk. Otobüsün arka taraflarında iki çocuk mısır cipsi yiyor, ama tartışıyorlardı. Kafamı çevirdim. Babalarıyla göz göze geldim.

May
30

ETME

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme
Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme
Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı
Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme

May
30

VE ASLIMA DÖNDÜM

İnancı güçlü olmayan bir baba ile sade bir Ortodoks annenin çocuğu olarak Ukrayna’da dünyaya geldim. Babam beni köy kilisesinde gizlice vaftiz etmiş. Komünizmin bütün yasaklarına rağmen annemden gelen “tek tanrı” inanışı ile büyüdüm.

May
20

Taze balık

Galata’da bir balıkçı bağırıyormuş:
“Canlı balık, canlı balık!” Oldukça yaşlı bir kadın balıkçıya yaklaşmış ve sormuş:
“Evladım balıklar taze mi?”

May
19

DÜNYANIN YEDİ HARİKASI

Öğretmen çocuklara Dünya’nın Yedi Harikası’nı yazmalarını ister. Gelen cevaplar;
1) Artemis Tapınağı
2) İskenderiye Feneri
3) Helyos Heykeli
4) Babil’in Asma Bahçeleri
5) Mausoleum
6) Zeus Heykeli
7) Piramitler

May
19

DOĞRULUK ve CESARET

Bir zamanlar Uzak Doğu’da, artık yaşlandığını ve yerine geçecek birini seçmesi gerektiğini düşünen bir imparator varmış. Yardımcılarından ya da çocuklarından birini seçmek yerine; kendi yerine geçecek kişiyi değişik bir yolla seçmeye karar vermiş.

May
7

Yedek motor

Volkswagen arabası olan Temel, yine Volkswagen sahibi olan Dursun’u da seyahate davet eder ve şehir dışına çıkarlar. Yolda Dursun’un arabası stop eder. Dursun arabadan inip kaputu açtıysa da bir şey anlayamaz, canı da fena halde sıkılır. Bunun üzerine Temel Dursun’un arabasının yanına yaklaşır ve:

May
6

HAYAT ERTELENMEZ

Hayat ertelenemez…
Daha doğar doğmaz anlamalıydın
Her şeyin er yada geç bir sonu olduğunu…
Zamanı geldiğinde çıkıverdin sahneye
Sonu meçhul bir oyuna açılınca perdeler,
Doğup başladın sen de herkes gibi, ölmeye…

May
6

TÜRK OLMAK

Aslında çok şeydir, Türk olmak.
Türk olmak,
Osmanlı’nın borcunu ödemektir. Hovarda babanın borçla yaşayan evladı gibi.
Kosova’da ve Bosna’da, Batı Trakya’da ve Makedonya’da bilmem kaç asır geçmişte kalan meselelerin hesabını vermektir.

May
6

CENNET KUŞLARI

Öğle vaktiydi, güneş hafiften kırpmıştı gözünü. Derken, cıvıl cıvıl bir ses tırmandı gökyüzüne: “Beni de yaz abi, beni de yaz bu seferkinde n’olur n’olur!..”
Fatih’ti bu, yeni öyküsünde kendisine de yer vermesini istiyordu abisinden.
“Tamam, yazacağız seni de bir gün. Öyle hemen olmaz ki, ilham bu kardeşim…” “İlham’ı da yaz, beni de…”
Gülümsedi abisi…