Archive for Nisan, 2009

Mühendis ve kedi

Adamın biri bir gün yolda giderken otostop yapan bir kedi görür, durur ve arabaya alır. Kedi ön koltuğa geçer ve dile gelir: "Ben aslında bir insanım, eğer beni bir kere öpersen çok güzel bir prenses haline gelirim." der. Adam güler ve arabayı sürmeye devam eder. Kedi tekrar dile gelir: "Eğer benim başımı okşarsan çok güzel bir prenses olacağım ve seninle 1 hafta kalmaya razıyım." der. Adam tekrar güler ve iki elini de direksiyondan ayırmayarak sürmeye devam eder. Kedi sıkılmaya başlar ve der ki: "Eğer benim başımı okşar ve güzel bir prenses haline çevirirsen seninle bir hafta kalırım ve istediğin herşeyi yaparım." Adam yine güler,sonunda kedi dayanamaz: "Senin neyin var? Sana çok güzel bir...

YAĞMUR’UN DUASI

Karanlık bir mekândayım. Karşımda kısa saçları, iri siyah gözleriyle bana bakan on dokuz yirmi yaşlarında incecik bir genç kız. Simasında çözemediğim karmaşık bir ifade, benzi sapsarı... Bu kızı bir yerden hatırlıyorum; ama nereden hatırladığımı çıkaramıyorum. Genç kız sanki kendinde benden bir parça taşıyor gibi... Ruhu ruhuma o kadar yakın. Çaresiz bakışlarla gözlerime bakıyor. Titreyerek; “Beni kurtarın, yalvarırım bana yardım edin.” diyor. Bana uzanan ellerini tutmak için ellerimi uzatıyorum; ama tutamıyorum. (daha...

SON PİŞMANLIK

Hava gene çok soğuktu. Tommy ve kardeşi çok üşümüştü. Tommy burnunu hissetmiyordu artık. Eskimiş eldivenlerinden çıkan parmakları da buz kesmişti. Kardeşi; - Tommy yine o lüks otelin duvarına gidelim, havalandırmasının olduğu o duvar çok sıcak oluyor, dedi. (daha...

YAZILMAMIŞ DESTANLAR

"Sonsuzluk şarabıyla sermest ebedî rindler Her zaman ışık türküsü söyler bu yiğitler." Akşamdı oturuyorduk. Yemek ısmarlamıştı kantine, telefonla. Temiz ve düzenli görünümlü masasının üstündeki farklı kitaplar, zengin kültürünün işaretleriydi. Hoş beni burada tutan bunlar değildi. Bu arkadaşı bana ve çevresine sevdiren tevazuuydu. Mecliste arif olup kelâm dinlemesini bilenlerdendi. Kapı çalındı ve kantinci genç siparişleri getirdi. Paranın üstünü alan çocuk çıkarken telefon çaldı.. Arkadaşımın, telefonu ızdırap dolu bir yüz ifadesiyle kapadığını gördüm. Birden ayağa kalktı; sırtını dönerken ellerini yüzüne doğru götürdü. Hıçkırıklarını tutamamıştı. Ben de ayağa kalktım ve kitap dolu masayı dolaşarak yanına yaklaştım. (daha...

ÇÖKERTME

Bodrum'un daha Bodrum olmadığı zamanlarda, yöre insanı turizmden bîhaber iken buralardaki geçim kaynaklarından biri de hemen karşıdaki Yunan adası Istanköy’den yasadışı ticaret yapmakmış. Türkünün kahramanı Halil de hayatını bu şekilde kazananlardanmış. Buradan oraya tütün götürür, oradan da mastika rakısı (Uzo aslında bir markadır, Tekirdağ rakısı gibi, Balkanlar'da Yunanistan dışındaki ülkelerde bu içki hala mastika diye bilinir) gibi mallar getirirmiş. (daha...