10 Ağustos 2010
Ecel Beni Sende Bulsun İstanbul
Taşın toprağın altınmış meğer,
Hasretin ölümle inan eşdeğer,
Kısmet olur da geri dönersem eğer
Ecel beni sende bulsun İstanbul.
Yaban elin güzelliği olsa da cennet,
Senden başkasına gönül vermiyor kıymet, Read the rest of this entry »
9 Ağustos 2010
Dagbaşi
Bir dag başinda yare gül kokusu ,
Bir hayal aleminde korkunç kabus,
Aşk derdi bu, gül bahçesi zevkinde
Tutarsiz bir sevgi vadisi
Gök, yer ve su;
Varliginda , yoklugunda,
Gelsen bile ne olur?
Ne olur,hadi söylesene…….
Korku yüreginde,kin beyninde
Intikamin gelse ne olur,
Vursan ne olur…….. Read the rest of this entry »
9 Ağustos 2010
Makina
Trabzon’da bir grup Laz çok ağaç kesebilmek için Amerika’dan motorlu testere getirtmeye karar vermişler. Gerekli bağlantılar kurulduktan sonra para ödenmiş ve birkaç tane elektrikli testere alınmış. Garanti kağıdında da günde enez 500 tane ağaç keseceği belirtiliyormuş.Her neyse, bizimkiler koyulmuşlar ise. Aksam olduğunda en fazla ağaç kesen Temel mis ve sadece 50 tane ağaç kesmiş. Read the rest of this entry »
9 Ağustos 2010
Caddeler
Bu caddeler vardıkça çıldırır
Hoş bir davet vardır en ücra köşelerinde
Ellerini bıraksan kimler tutar götürür
Artık nasıl bir aşkın varsa Read the rest of this entry »
8 Ağustos 2010
Cadde
bir caddenin adı ölüm olsun
uyandırır mı bu sizi yolculuğunuzu beklerken
şantajcıları birikmiş kahve köşelerinde
kıpırdatmaz güvensizliğini bir tanesi
kurşun eziktir, örümcek işini bitirmiştir
dolgusu toplam bir düzinedir belki fazla
gizini çözmek için yalnızlığını verir biri
haykırışı sıradan, çaresiz Read the rest of this entry »